
Avrupa ve Asya ülkeleri arasında Türkiye, Türkiye'de Diyarbakır sıtma şampiyonu!
Çoğunlukla sulu ve bataklık alanlarda görülen sıtma hastalığı Türkiye'yi Avrupa ve Asya ülkeleri arasında 1. sıraya taşıdı. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, 14 Avrupa ülkesinden Türkiye, en çok sıtmanın görüldüğü ülke. Türkiye'de ise tamamına yakını GAP bölgesinde görülen bu hastalık, Diyarbakır ve Batman'da öne çıkıyor. Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıklar Müdürlüğü doktorlarından Bahadır Sucaklı, durumun ciddiye alınması gerektiğini kaydederek, sivrisineklerin ürediği yerlerin kurutulması, kum ocakları ve çukurların kapatılması gerektiğine dikkat çekti.
Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü'nün yaptığı araştırmaya göre, Türkiye sıtma hastalığının en çok görüldüğü ülkelerden biri. Dünya Sağlık Örgütü'nün rakamlarına göre, rakam bildiren 14 ülke arasında hastalığın 1999 yılında ülkelere göre gerçekleşme oranı şöyle oldu: "Yunanistan: 1, Kazakistan: 1, Özbekistan: 7, Türkmenistan: 10, Gürcistan: 35, Rusya: 77, Ermenistan: 329, Azerbaycan: 2311, Tacikistan: 13493 ve Türkiye: 20905." Aynı yıl, Bulgaristan, İtalya, Kırgızistan ve Moldova'da ise bu hastalıklara hiç rastlanmadı. Diyarbakır ilk sırada Türkiye'deki sıtma vakalarına ilişkin veriler ise, GAP bölgesinde yoğunlaşıyor. Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü'nün verilerine göre, 2003 yılında Türkiye genelinde 9 bin 222 sıtma vakasına rastlandı. Bu miktarın 8 bin 760 gibi ezici bir çoğunluğu, GAP bölgesine ait. Rakamların illere dağılımı ise şöyle: "Gaziantep: 70, Adıyaman: 77, Şırnak: 100, Siirt: 133, Mardin 310, Şanlıurfa: 733, Batman: 3147 ve Diyarbakır: 4140" Aynı yıl Kilis'te sıtma hastalığına ise rastlanmadı. 'Sulak yerlerde görülüyor' "Sıtma şampiyonu" olan Diyarbakır'da ise, Bismil ve Silvan öne çıkıyor. Aynı verilere göre, 4 bin 140 vakanın bin 55'i Bismil, bin 592 ise Silvan'da görüldü. Araştırmayı yapan Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıklar Müdürlüğü doktorlarından Bahadır Sucaklı, sıtma hastalığının en çok Diyarbakır ve Batman'da görülmesinin, bu alanların sulak olması ve sulu tarım yapılıyor olması ve bataklıkların yoğun olmasından kaynaklandığını belirtti. Dr. Sucaklı, özellikle bataklıkların kapatılmadığı yerlerde bu hastalıklarda artış görüldüğüne dikkat çekti. Yaz hastalığı Yüksek ateş ve terlemeyle kendini gösteren bu hastalığın Diyarbakır ve Batman'da yüzde 75 oranında görüldüğüne dikkat çeken Dr. Sucaklı, şu bilgileri verdi: "Sıtma yaz hastalığıdır. Yazın başında ortaya çıkıyor ve sonbahara kadar sürüyor. Bu hastalık Türkiye'de insanların ölümüne sebebiyet vermiyor. Sıtma hastalığının nedeni de parazittir. Bu plazmodyum, parazitin bir çeşididir. Bu parazit de bir çeşit sivrisinek aracılığıyla bulaşıyor insana. Bu sivrisinek, bir hastadan emdiği kanı, bir başka insanı ısırma sonucu bulaştırarak hastalığın o kişiye geçmesini sağlıyor. Bu hastalığın ürediği yerler, sulu ve nemli yerler, sulu topraklar ve su dolu çukurlardır. Bu tür yerlerde yaşayan insanlar, hastalık riski altındadırlar. Sivrisineklerin en çok ürediği yerler bu bölgelerdir. Fakat dağlık bölgelerde bu hastalığa pek rastlanmaz. Bu hastalığın en çok görüldüğü yerler, Batman, Diyarbakır ve Diyarbakır'ın Silvan, Bismil, Ergani ve Çınar'dır." 'Geçer' demeyin Hastalığın sağlıklı olmakla önlenemeyeceğine dikkat çeken Dr. Sucaklı, "Bu hastalığa neden olan sivrisineklerin öldürülmesi yönünde çalışmalar yapılmalıdır. Sivrisineklerin ürediği yerler kurutulmalı, kum ocakları ve çukurlar kapatılmalıdır. Sivrisinekler, ilaçlama yoluyla ortadan kaldırılmalıdır. Bu hastalığın önlenmesi için gerekli ilaçlar alındığı ve tedavi görüldüğü takdirde, sivrisinek bu kanı bir başka insanın vücuduna aşılasa bile hastalık bulaşmaz. Böylece hastalık önlenmiş olur. Ancak, 'geçer' diye tedavi edilmediği zamanlarda, hasta birini ısıran sivrisinek, aldığı kanı başkalarına aktarabilir. Hastalığın artmasının bir nedeni de bu" diye konuştu. 'Köy köy dolaşıyoruz' Sucaklı, personellerinin köy köy dolaşıp hastalığın önlenmesi çalışma yaptığını belirterek, şunları ekledi: "Hastalığın önlenmesi için köy köy dolaşıp köylüleri tedavi eden 150 personelimiz var. Bu personeller sürekli dolaşıyor ve gerekli ilaçları da ücretsiz olarak dağıtıyor. En küçük bir sorun yaşansa dahi insanlar, tedavileri için bize başvurmalıdır. İnsanlar tedavi olursa bu hastalık yayılmaz. Sivrisineklerin evin içine girmesinin engellenmesi amacıyla pencereler tel örgülerle kapatılmalı, uyku için cibinlik kullanılmalıdır. Ev, daima kuru kalmalıdır."
<< Önceki Haber |
Sonraki Haber >> |